İMAM CAFERİ SADIK İLMİ ATA YASİ MATEMİNİ ÇEKEN EVLAT TALİP VE SEVENLERİNE’NİN İNTİZAR GÜNÜDÜR.

İMAM CAFER-İ SADIK ve YAŞANTISI

İmam Caferi Sadık aşkına Mateminiz, İbadet ve Cemleriniz,Kurban ve Lokmalarınız,Hayır Hayrat ve Hizmetlerinizi ve Oruçlarınızı, Yüce Rabbim,Evliyalar, Hz. Muhammed Mustafa, Pirler ve On İki İmamla’rın divanında, kabul ve makbul etsin.

İMAM CAFER-İ SADIK’IN KİMLİK BİLGİLERİ

İmam Cafer-i Sadık’ın kimlik bilgileri…
Babası: Imam Muhammed Bakır
Annesi: Ümmü Ferve
Lakabı: Sadık
Künyesi: Ebu Abdullah
Yüzüğünün yazısı: Dostum Allah’tır. O beni korur.
Doğum yeri ve tarihi: Medine, M: 24 Mayıs 699
Hakk’a yürüdüğü yer ve tarihi: Medine, M: 22 Ocak 765
Sembolik, Sır Mekanı’nın bulunduğu yer: Medine (Suudi Arabistan)
Yaşı: 66
Katili: Mansur
Imamet süresi: 34 yıl
Zamanındaki halifeler: Hişam, Velid, Seffat, Mansur.

Aleviler açısında Imam Cafer-i sadık yolun mürşidi-rehberi, hakikat ilminin alimi, erenlerin-ariflerin serdarı, bir bütün olarak yolun mıhenk taşı konumundadır.

islamın dininin, Emevi hanedanlarınca katledileceğini bilen İmam Cafer-i Sadık, Muhammed Ali islamını irşad ettiği insanların aracılığıyla insan alemine ulaştırmayı hedeflemiş ve başarılı olmuştur.

İmam Cafer-i Sadık, tarihin en önemli dönemlerinden biri olan Emevi saltanatının çöküşü ve Abbasi saltanatının başlaması döneminde yaşamıştır.

Emevilerin yıkıntı devresiyle Abbas oğullarının henüz güçlenmediği bir dönemde, imamette bulunduğu halde devlete başkaldırmakla, isyan etmekle hatta iktidarı ele geçirmekle bir şey yapılamayacağını anlamıştır. Bunun içinde Muhammed Ali ümmetinin bölünmesine, araya nifak sokulmasına karşın insanların islamı; Doğru algılayıp, doğru yaşamasını ve özleriyle, sözleriyle, hareketleriyle sahip çıkmalarını sağlamak gerekiyordu.

Dolayısıyla Imam Cafer-i Sadık, saltanat sahiplerinin kendisine sunduğu mevki-i teklifleri reddetmiş; Ilim toplantılar düzenlemiş, ilim dersleri vermiş, ilim ve gönül muhabbetleri yapmıştır. Ve bu sosyal çalışmalarına sayısızca insanlar katılmış olmakla beraber kendisine destek olmuşlardır.

Tasavvuf ilminde yüksek marifetlere kavuşmuş olan İmam Cafer-i Sadık, toplum içinde; Saygınlık, güvenir, itibar sahibi, güzel ahlak üstünlüğüyle ve ilim irfanı ile insanlara örnek olmuştur. Böylece ilmiyle, hoşgörüsüyle, iyi ahlaki davranış ve hareketleriyle kendisiyle tanış olanların gönlüne taht kurmuştur.

İmam Cafer-i Sadık, verdiği ilmi dersler sonucu çok sayıda alim yetiştirmiş, onlara mürşidlik ve rehberlik etmiştir. Dolayısıyla yetiştirdiği alimlerin sayesinde islam katledilmekten kurtarılmış, Dünya’ya açılmış ve Anadolu beşiğinde ete kemiğe bürünerek yeniden hayat bulmuştur.

İmam Cafer-i Sadık’ın yetiştirdiği ve günümüzde tanınmış bilinen dini alimlerden bazıları;

  • Malik bin Enes (Malik-i mezhebinin kurucusu); “Üstünlük, bilgi, ibadet ve takva bakımından, Imam Cafer-i Sadık’tan ileri birisini ne bir göz görmüştür, ne bir kulak duymuştur ve nede öyle bir kişi birinin gönlüne, aklına gelebilir” demiştir.
  • Ebu Hanife Numan bin Sabit(Hanifi mezhabinin kurucusu); “Imam Cafer-i Sadık, Fıkıh yani islam hukukunu yaşamış ve yaşatan tek kişidir“ demiştir.

İmam Cafer-i Sadık aynı zamanda bilginin yazılmasına, çoğalmasına da önem vermiştir, Cevresindeki insanları ve yakınlarını da bu yola sevk etmiştir. Onlara yazın,
eğer yazmasanız aklınızda kalmaz diyerek Mufaddal bin Ömere; Yaz ve ilmini din kardeşlerine yay ölünce, oğullarına kitaplarını miras kalsın” buyurmuştur.

İmam Cafer-i Sadık, ilme ait üç öğüt veriyorum. Bu üç öğüt, şunlardır;

  1. Ilmi, hakiki alimlerden öğrenmeye bak. İlmi bilgisi hakkında mutlak kanaatin olmayan kimselerden, bilgi öğrenemezsin. Bu gibiler belki de seni, doğru yoldan saptırır.

Bilgisine her hususta güvenebileceğin bir mürşide var ona bilmediklerini, iyi anlayamadıklarını sormaktan asla çekinme! Hiçbir vakit alaya kaçma! Ve bilhassa vaktin kıymetini bil. Boşuna vakit geçirme! Allahın insanlara verdiği ömür pek kısadır. İlim yolunda ilerlemek isteyen bir kimse, vaktinin pek dar olduğunu hiçbir vakit unutmamalıdır.

  1. Konuşurken çok dikkatli ol! Hiçbir vakit doğruluğundan emin olmadığın bir sözü söyleme! Kafadan atma! Konuşurken de mutlaka ihtiyatlı ol!
  2. Ilimde, fetva verecek bir dereceye vardığın zaman; Konuşmadan, yanlış veya hatalı bir fetva vermeden önce çok düşün! Yanlış, hatalı bir fetva vermekten, arslandan korktuğun kadar kork! Biri senden bir şey öğrenmek istediği zaman da, ondan hiçbir karşılık beklemeden ve ummadan kendisine doğru cevaplar vermeye çalış. Gerekiyorsa cevap vermeden önce başkalarına, danışmaktan çekinme!

İmam Cafer-i Sadık, önemli öğütlerinden bir örnek…


Cenab-ı Hakk’ın tam manasiyle anlaşılması, bilinmesi için şu dört ilkenin bilinmesi gerekir;

  1. Cenab-ı Hakk’ı tanımak,
  2. Seni nasıl yarattığını, sana ne yaptığını, sana neler ihsan ettiğini bilmek,
  3. Sana verdiği bu paha biçilmez bütün nimetlere karşı kendisine, şükretmesini bilmek,
  4. Varlık nurunu söndürecek, davranışların neler olduğunu bilmektir.

Bu dört ilkenin aynı zamanda ilmin esasını, teşkil ettiğini ösylemiştir. Ve “Sadece Cenab-ı Hakk’ın varlığına inanmak, yetmez. Çünkü Allah’ı tanıyıp onun varlığına inandıktan sonra, O’nun bizlere verdiği nimetleri de hakkıyla bilmemiz lazımdır.

Dolayısıyla bunu bilmek, O varlığın bize verdiği nimetlere şükretmenin başlangıcıdır. Şükretmek kulluk vazifesini yerine getirmek demektir.

Imam Cafer-i Sadık; Zamanın Abbasi halifesi Ebu Cafer-el Mansur tevşikiyle zehirlenerek Miladi: 22 Ocak 765(Hicri: 24 Zilkade 147) günü Medine’de, Hakk’a yürümüştür. Kendisinden sonra imamet mührü, oğlu Imam Musa-i Kazım’a geçmiştir.

İmam Cafer-i Sadık’ın manalı sözlerinden, bazıları…

  • Iyiliği yaparken, gizlice yapmak.
  • Kendisini aramayanları, arayıp hallerini sormak.
  • Insanın dostları, şunlardır; Uyumlu eş, iyi evlat ve halis arkadaş.
  • Ahlakı kötü olan kimse kendi eliyle, kendini cezalandırılmaktadır.
  • Üç şey hayatı karartır: Zalim hükümdar, kötü komşu ve ağzı bozuk insan.
  • Akıl kadar bereketli zenginlik, ahmaklık kadar değersiz yoksulluk yoktur.
  • InsanIar şu üç şeyden kurtulursa, huzura kavuşurlar: Kötü diI, kötü el ve kötü davranışlar.
  • Günler üçtür: Geçip giden dün, ganimet bilinmesi gereken bugün, arzusundan başka elde bir şeyi olmayan yarın.

Cümlemize canı gönülden sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Pir Seyyid Selçuk SEVİN

Babamansur Kür Hüseyin Dergahın 6.Postnişi

Sütlüce Köyü Karer Bölgesi Adaklı /BİNGÖL

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir