İMAM ALİ’ÜL RIZA VE YAŞANTISI
İmam Ali-ül Rıza aşkına Mateminiz, İbadet ve Cemleriniz,Kurban ve Lokmalarınız,Hayır Hayrat ve Hizmetlerinizi ve Oruçlarınızı, Yüce Rabbim,Evliyalar, Hz. Muhammed Mustafa, Pirler ve On İki İmamla’rın divanında, kabul ve makbul etsin.
İMAM ALİ’ÜL RIZANIN KİMLİK BİLGİLERİ
Babası: İmam Musa-i Kazım
Annesi: Necime
Lakabı: Rıza, Sabır
Künyesi: Ebul Hasan
Yüzüğünün n: Allah yeter bana
Doğum yeri ve tarihi: Medine, 25 Agustos 770
Hakk’a yürüdüğü yer ve tarihi: Horasan (İran), 24 Ağustos 818
sembolik, Sır Mekanı’nın bulunduğu yer: Horasan/Meşhed (Iran)
Yaşı: 48
Katili: Memun
Imamet süresi: 20 yıl
Zamanındaki halifeler: Harun, Ibrahim, Memun
İmam Ali-ül Rıza ufku zamanın ötesine uzanan, yaşadığı çağın parlak bilgesi, ilim ile irfanın sarsılmaz meşalesi, sadakası bol ve gönlü zengin, Abbasiler döneminde yaşayan bir bilge ve ne yazık ki kendisinden önceki imamlar gibi huzur içinde yaşıyamamıştır.
Harun Reşid’in 23 yıllık hükümdarlığı sonunda oğlu Emin tahta geçmiştir. Babası Harun Reşid, Emin’i veliahd yapmıştır. Ondan sonra da kardeşi Memunun, hükümdar olmasını kararlaştırmıştır. Lakin Emin, saltanat uğruna kardeşi Memun’un veliahtlığını kabul etmemiş ve hatta Memun’u ortadan kaldırma kararına varmıştır. Derken iki kardeş arasında saltanat kavgası kızışmış ve sonuç itibariyle Hicri 198(M: 813) yılında Emin, kardeşi Memun taraftarlarınca öldürülmüş ve kesilen başı Memun’a getirilmiştir.
Saltanat için bu kadar zalim ve gadar olan Emevi ve Abbasiler devlet idaresini Ehli Beyt evlatlarına bırakılmasına nasıl tahammül edebilirlerdi ki? Zamanın halifesi Memun, her ne kadar halifelik hakkı Ehli Beyt evlatlarının hakkı demişse de Abbasilerin ileri gelenleri bu açıklamaya hiç de sıcak bakmamışlardır.
Sonuç itibariyle Imm Ali-ül Rıza zorlama ve rica sonucu memleket işlerine karışmamak, yapılan işlere dair emir vermemek, vazifeye tayin veya azletmemek şartiyle veliahdlığı kabul etmesine etmiştir lakin Abbasiler, Memun’un verdiği kararın arkasında durmamışlardır.
İmam Ali-ül Rıza, bir yanda Emevi ve Abbasi saltanat kavgaları sonucu toplumda had sahfaya çıkmış olan ayrışmaları, saflaşmaları gidermeye ve diğer tarafta sefalet, yokluk, çaresizlik içinde yaşayan halka yardımcı, umut olmaya çalışırken Hicretin 199’cu(M:814) yılında halife Memun’un emriyle kendi adamları çeşitli ayetleri ele geçirmiş ve bu ayetler ile hüküm sürmüşlerdir.
Velhasıl Imam Ali-ül Rıza’nın veliahdlık emri Bğdat’a bildirilince, Bağdatlıların bir kısmı bu karara uymuş ve bir kısmı ise Abbas oğullarına, olan bağlılıklarını sürdürmüşlerdir. Kısa bir zaman sonra da Memun’u halife olarak kabul etmeyip onun yerine, amcası Mehdi’yi halife yapıp ona biat etmişlerdir.
İmam Ali-ül Rıza olan bitenleri duyunca durumu, halife Mamun’a; „Halk senin hareketlerini ve benim de veliahd olmamı istemiyor. Bağdat’ta savaş başlamıştır. Bana da öğüt vermek vacip oldu ve senin yakınlarından da memnun değildirler“ diye bildirmiştir. Bbunun üzerine Halife Memun, imamın bu öğütüne uyarak Bağdat’a gitmeyi kararlaştırır.
Halife Memun vezirini, kargaşıklıkların yatışıncaya kadar Horasan’da kalmasını istemiş fakat sözünü dinletememiştir. Halife, Veziri ve Imam Ali-ül Rıza ile birlikte Horasan’dan Irak’a gitmek üzere yola çıkarlar.
Serahs şehrine vardıklarında kurulan tuzak sonucu halife Memun’un veziri Fazl, bir hamamda üç kişi tarafından öldürülür. Vezir Fazl’ı öldürenler yakalanıp Memun’un huzuruna getirilirler. Katiller, Memun’un huzuruna vardıklarında onun yüzüne; „Senin emrinle öldürdük“ demişlerdir. Bunun üzerine Memun, onları öldürtmüştür. Tus, şehrine az bir mesafe kala Imam Ali-ül Rıza hastalanır ve Tus, şehrine varılınca durumu daha da kötüleşir. Bu ani rahatsızlığı, yediği zehirli yemekten kaynaklanmıştır. Ve Imam Ali-ül Rıza’yı ziyaretine gelen halife Memun, kendisi de hasta imiş gibi görünmye çalışmıştır.
Dolayısıyla zulmün gölgesinde kalan Imam Ali-ül Rıza, gönlünde taşıdığı adalet meşalesini yakamadan bu fani alemden göç etmiştir. Ne ümmete vermek istediğini verebilmiş ve ne de mazlumlar için düşlediği nizamı kurabilmiştir.
İmam Ali-ül Rıza, zamanın Abbasi halifesi Memun’un teşvikiyle zehirlenerek Miladi 24 Ağustos 818 (Hicri: 17 Safer 203) günü Horasan’da, Hakk’a yürümüştür. Kendisinden sonra imamet mührü, oğlu Imam Muhammed Taki’ye geçmiştir.
İmam Ali-ül Rıza’nın manalı sözlerinden, bazıları…
- Cenab ı Hakk mal ziyanı etmeyi, fazla mal istemeyi ve dedikoduyu sevmez.
- Ibadet çok namaz kılmak, çok oruç tutmak değildir; Allah‘ın işleri hakkında çok düşünmektir.
- Herkesin dostu, onun aklıdır; Düşmanı ise, cehaletidir.
- Malın en iyisi, haysiyeti korumak için harcanandır.
- Insanlara muhabbet beslemek, aklın yarısıdır.
- Hırs ve hasetten kaçının, çünkü geçmiş ümmetleri bu iki sıfat helak etmiştir.
Cümlemize canı gönülden niyaz ediyorum.
Pir Seyyid Selçuk SEVİN
Babamansur Kür Hüseyin Dergahın 6.Postnişi
Karer Bölgesi Sütlüce Köyü Adaklı BİNGÖL
